
ÖZEL DOSYA | BÖLÜM 1 BABA OCAĞINDAKİ İLK ÇATLAK
CHP’de Mutlak Butlan Süreci Nasıl Başladı? Bir mahkeme kararı, Türkiye’nin en köklü siyasi partisini iki farklı yola sürükledi. Peki CHP bu noktaya nasıl geldi? Yaşananlar yalnızca bir genel başkanlık değişimi mi, yoksa Türkiye siyasetinin en büyük kırılmalarından biri mi? Yeniden İlk Haber, süreci belgeler, açıklamalar ve kronolojik gelişmeler ışığında mercek altına alıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’ın geçersiz sayılmasıyla başlayan süreç, yalnızca parti yönetimini değiştirmedi. Mahkeme kararı, CHP içerisinde uzun süredir biriken siyasi görüş ayrılıklarını görünür hale getirirken, parti tabanını, milletvekillerini, belediye başkanlarını ve örgütleri zor tercihlerle karşı karşıya bıraktı.
Bir tarafta kurultay delegelerinin ortaya koyduğu iradenin korunması gerektiğini savunanlar, diğer tarafta ise CHP’nin tarihsel kimliğinin terk edilmemesi ve mücadelenin parti içerisinde sürdürülmesi gerektiğini düşünenler bulunuyor.
Yaşanan ayrışma, yalnızca Ankara’daki genel merkez tartışması olarak kalmadı. Sürecin etkileri Balıkesir’den Bandırma’ya kadar uzandı.
BU DOSYA NEDEN HAZIRLANDI?
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olarak bir asrı aşan siyasi geçmişinde darbeler gördü, kapatıldı, yeniden açıldı, iktidar oldu, uzun yıllar muhalefette kaldı ve çok sayıda genel başkan değişimi yaşadı.
Ancak bugün yaşanan süreç, geçmişteki liderlik değişimlerinden farklı bir özellik taşıyor.
Bu kez tartışmanın merkezinde yalnızca genel başkanlık makamı değil; kurultayın hukuki geçerliliği, delegelerin iradesi, parti içi demokrasi, yargının siyaset üzerindeki etkisi ve muhalefetin geleceği bulunuyor.
Yeniden İlk Haber olarak hazırladığımız bu araştırma dizisinin amacı, herhangi bir kişiyi veya siyasi tarafı haklı ya da haksız ilan etmek değildir.
Dosyamızda kamuoyuna yansıyan belgeleri, mahkeme sürecini, siyasi aktörlerin açıklamalarını, parti tabanının yaşadığı duygusal kırılmayı ve gelişmelerin Balıkesir ile Bandırma’ya yansımalarını kronolojik bir bütünlük içerisinde okuyucularımıza aktaracağız.
Çünkü yaşananlar yalnızca Ankara’nın değil; partide kalanların, ayrılanların, yıllarca sandık bekleyen üyelerin ve CHP’ye gönül veren milyonlarca vatandaşın da meselesidir.
HER ŞEY 38. OLAĞAN KURULTAYLA BAŞLADI
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi.
Genel başkanlık seçiminin ilk turunda adaylardan hiçbiri gerekli çoğunluğu sağlayamadı. İkinci turda Manisa Milletvekili Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nu geride bırakarak CHP’nin yeni genel başkanı seçildi.
Böylece 2010 yılından itibaren yaklaşık 13 yıl boyunca genel başkanlık görevini yürüten Kemal Kılıçdaroğlu dönemi sona erdi. Kurultay, CHP içerisinde “değişim” söyleminin kazandığı tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.
Özgür Özel yönetimindeki CHP, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden Türkiye genelinde birinci parti olarak çıktı. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinde kazanılan başarı, yeni yönetimin parti içerisindeki konumunu güçlendirdi.
Ancak kurultaya ilişkin ortaya atılan iddialar yargı gündeminden düşmedi.
KURULTAY TARTIŞMALARI NASIL BAŞLADI?
Olağan Kurultay’ın ardından bazı delegelerin iradesinin çeşitli vaatler, makam teklifleri veya belediye imkânları kullanılarak etkilenmiş olabileceği yönünde iddialar gündeme geldi.
İddialar yargıya taşınırken, Özgür Özel yönetimi kurultayın demokratik ve hukuka uygun biçimde gerçekleştirildiğini savundu.
Kurultayın geçersiz sayılmasını isteyen davacılar ise seçim sürecinde yaşandığını ileri sürdükleri usulsüzlüklerin kurultayın sonucunu etkilediğini iddia etti.
Böylece başlangıçta parti içerisinde yürütülen siyasi tartışma, zamanla ceza soruşturmaları ve hukuk davalarıyla birlikte yargısal bir sürece dönüştü.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor:
Kurultay hakkında ileri sürülen usulsüzlük iddiaları ile mahkemenin verdiği hukuki karar aynı şey değildir. İddiaların kimler açısından kesinleştiği, hangi fiillerin sabit görüldüğü ve kurultayın sonucuna nasıl etki ettiği ayrı hukuki değerlendirmeler gerektirmektedir.
Bu nedenle dosyamız boyunca kamuoyuna yansıyan iddialar, kesinleşmiş hükümler ve siyasi yorumlar birbirinden ayrılarak aktarılacaktır.
“MUTLAK BUTLAN” NE ANLAMA GELİYOR?
Sürecin en fazla konuşulan kavramı “mutlak butlan” oldu.
Mutlak butlan, hukukta bir işlemin kuruluşundan itibaren ağır bir hukuka aykırılık taşıması nedeniyle geçersiz kabul edilmesi anlamında kullanılıyor.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile sonrasında gerçekleştirilen olağanüstü kurultaya ilişkin davada mutlak butlan kararı verdi.
Kararla birlikte Özgür Özel ve kurultaylarda seçilen parti organları görevden uzaklaştırılırken, Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki yönetimin tedbiren görevine devam etmesine hükmedildi. CHP yönetimi kararı temyize götürdü ve dosya daha sonra Yargıtay’a taşındı.
Mahkemenin kararı, yalnızca CHP içerisinde değil, Türkiye siyasetinde de geniş yankı uyandırdı.
Kararın hukuk devleti ilkeleri içerisinde uygulanması gerektiğini savunanlar kadar, parti kurultayına ve delege iradesine yargı yoluyla müdahale edildiğini düşünenler de oldu.
AYNI KARARA İKİ FARKLI BAKIŞ
Mahkeme kararının ardından CHP içerisinde iki temel yaklaşım ortaya çıktı.
Birinci yaklaşımı savunanlar, yargı kararlarının siyasi görüşlerden bağımsız olarak uygulanması gerektiğini belirtti. Bu görüşte olanlar, CHP’nin şaibe tartışmalarından kurtulması ve demokratik bir kurultayla yoluna devam etmesi gerektiğini savundu.
İkinci yaklaşımı savunanlar ise mahkeme kararının delege iradesini ortadan kaldırdığını, 2023 kurultayında başlayan değişim sürecinin ve 2024 yerel seçimlerinde ortaya çıkan seçmen tercihinin yok sayıldığını dile getirdi.
Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşları, mahkemenin verdiği kararı siyasi açıdan meşru kabul etmediklerini açıkladı. Kemal Kılıçdaroğlu cephesi ise CHP’nin kurumsal kimliğinin korunması, parti içerisindeki şaibe iddialarının temizlenmesi ve partinin yeniden kurultaya götürülmesi gerektiğini savundu.
Bu iki yaklaşım arasındaki fark, ilerleyen günlerde yalnızca yönetim tartışmasına değil, CHP’nin parçalanmasına kadar uzanan bir siyasi kırılmaya dönüştü.
CHP TABANI NE HİSSEDİYOR?
Sürecin belki de en ağır tarafını parti tabanı yaşadı.
Yıllardır aynı seçim kampanyalarında çalışan, aynı mitinglere katılan, sandıklarda birlikte görev yapan ve aynı parti çatısı altında siyaset üreten insanlar farklı tercihlerle karşı karşıya kaldı.
Bir kesim, 2023 kurultayında ortaya çıkan iradeye ve Özgür Özel dönemindeki değişim sürecine sahip çıkılması gerektiğini düşünüyor.
Bir başka kesim ise genel başkanlar ve yönetimler değişse bile Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin terk edilmemesi gerektiğini, mücadelenin parti içerisinde verilmesini savunuyor.
Partide kalanlar arasında Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini bütünüyle desteklemeyen, ancak CHP’nin tarihsel kimliğini bırakmayı doğru bulmayan isimler de bulunuyor.
Yeni siyasi oluşuma katılanlar arasında ise CHP’nin değerlerinden vazgeçtiğini değil, kurultay iradesini ve değişim hareketini başka bir yapı altında sürdürdüğünü düşünenler var.
Aslında iki tarafın önemli bir bölümü kendisini aynı siyasi geleneğin temsilcisi olarak görüyor.
İşte bu nedenle yaşananlar yalnızca siyasi bir ayrılık değil; yıllarca aynı çatı altında mücadele etmiş insanlar açısından derin bir duygusal kırılma anlamına geliyor.
AYRILIK KAÇINILMAZ HALE GELDİ
Mahkeme kararının ardından CHP içerisindeki uzlaşma arayışları sonuç vermedi.
Özgür Özel, 21 Temmuz 2026 tarihinde CHP’den ayrılacağını ve arkadaşlarıyla birlikte yeni bir siyasi parti kuracağını açıkladı. Yeni Parti’nin kuruluş işlemleri 24 Temmuz 2026 tarihinde tamamlandı.
Özgür Özel ile birlikte hareket eden toplam 91 milletvekili Yeni Parti çatısı altında yer alırken, CHP’nin milletvekili sayısı 44’e geriledi. Böylece Yeni Parti, Meclis’te ana muhalefet konumuna geldi.
Bu gelişme, CHP tarihindeki en büyük kitlesel ayrılıklardan biri olarak kayıtlara geçti.
Ancak ayrılık yalnızca milletvekilleriyle sınırlı kalmadı. İl ve ilçe yöneticileri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve parti üyeleri de hangi siyasi yapı içerisinde yol yürüyeceklerine karar vermek zorunda kaldı.
BALIKESİR’DE GÖZLER AHMET AKIN’A ÇEVRİLDİ
CHP’de yaşanan ayrışmanın ardından Balıkesir’de en fazla merak edilen isim Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın oldu.
Akın, uzun yıllar CHP’de milletvekilliği ve genel başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmuş, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmıştı.
Mahkeme kararının ardından hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Özgür Özel ile görüşen Ahmet Akın, ilk açıklamalarında sorunun sağduyu, birlik ve beraberlik içerisinde çözülmesi gerektiğini söyledi.
Yeni Parti’nin kurulmasının ardından ise siyasi tercihini açık biçimde ortaya koydu.
Ahmet Akın, CHP’den ayrılmayacağını ve Balıkesir’e CHP çatısı altında hizmet etmeyi sürdüreceğini açıkladı. Daha sonra Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin resmî internet sitesinden yapılan açıklamada da parti değişikliği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Ahmet Akın’ın bu kararı yalnızca kişisel bir siyasi tercih olarak görülmedi.
Akın’ın CHP’de kalması; Balıkesir’deki parti örgütü, Büyükşehir Belediye Meclisi, ilçe belediyeleri ve parti içerisinde kalmayı düşünen isimler açısından önemli bir mesaj oldu.
Ancak Akın’ın uzlaştırıcı ve dengeli bir dil kullanması, bazı kesimler tarafından olumlu karşılanırken bazı kesimlerin eleştirilerine de neden oldu.
Bir taraf Akın’ın açık biçimde Özgür Özel’in yanında yer alması gerektiğini savundu. Diğer taraf ise Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ayrışmayı büyütmeyen ve bütün Balıkesir’i kucaklayan bir tutum sergilemesini doğru buldu.
Bu tablo, CHP’de yaşanan ayrışmanın yalnızca “kim gitti, kim kaldı?” sorusuyla açıklanamayacağını bir kez daha gösterdi.
BALIKESİR VE BANDIRMA’DA YENİ DÖNEM
CHP içerisindeki kırılma Balıkesir’de milletvekillerinden belediye başkanlarına, ilçe örgütlerinden belediye meclis üyelerine kadar uzanan yeni bir siyasi tablo oluşturdu.
Bazı isimler Yeni Parti’ye geçerken, bazıları CHP çatısı altında kalıp mücadele etmeyi tercih etti.
Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ve bir grup CHP’li belediye meclis üyesinin Yeni Parti’ye geçmesi ise ayrışmanın Bandırma’daki en dikkat çekici gelişmelerinden biri oldu.
Bu tercihler sonucunda yalnızca parti üyelikleri değil, belediye meclislerindeki siyasi dengeler, örgütlerin geleceği ve yerel seçimlerde oluşan ittifaklar da yeniden tartışılmaya başlandı.
Balıkesir ve Bandırma’nın yeni siyasi tablosunu, yazı dizimizin ilerleyen bölümlerinde isimler, açıklamalar ve meclis dengeleri üzerinden ayrıntılı biçimde ele alacağız.
ASIL KAYIP NE OLDU?
Mahkeme kararı, siyasi ayrılık ve yeni partinin kuruluşu sonucunda CHP yalnızca milletvekili veya yönetici kaybetmedi.
Parti içerisindeki güven duygusu, ortak mücadele kültürü ve yıllar içerisinde oluşan örgütsel bağlar da büyük zarar gördü.
Bir dönem aynı kürsüden konuşan, aynı seçimlerde birlikte çalışan insanlar sosyal medyada birbirlerini suçlamaya başladı.
Partide kalanlar “değişime karşı çıkmakla”, ayrılanlar ise “baba ocağını terk etmekle” itham edildi.
Oysa demokratik bir siyasi yapıda insanların farklı tercihler yapması kadar doğal bir durum bulunmuyor.
CHP’de kalmak, mahkeme kararının veya yeni yönetimin bütün uygulamalarını desteklemek anlamına gelmediği gibi; Yeni Parti’ye geçmek de CHP’nin tarihsel değerlerini reddetmek anlamına gelmiyor.
Bu dosyanın ilerleyen bölümlerinde, farklı karar alan siyasetçilere yönelik yargısız infazları, sosyal medya linçlerini ve tabanda oluşan kırgınlığı da ayrıntılı biçimde ele alacağız.
BU DOSYA DEVAM EDECEK
Araştırma dosyamızın ilk bölümünde CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’ndan mutlak butlan kararına ve Yeni Parti’nin kuruluşuna uzanan sürecin başlangıcını ele aldık.
İkinci bölümde şu soruların yanıtını arayacağız:
Yeni Parti neden kuruldu?
Özgür Özel ve beraberindeki milletvekilleri neden CHP’den ayrıldı?
Yeni Parti yalnızca bir zorunluluk sonucu mu doğdu, yoksa uzun süredir hazırlanan yeni bir siyasi yol muydu?
CHP’de kalan isimler neden mücadeleye parti içerisinde devam etme kararı aldı?
Ayrılanlara ve partide kalanlara yöneltilen suçlamaların arkasında ne bulunuyor?
YARIN: BÖLÜM 2
YENİ PARTİ NEDEN KURULDU?
Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerini CHP’den ayrılmaya götüren süreç…
EDİTÖRÜN NOTU
Bu araştırma dosyası hazırlanırken mahkeme kararları, kamuoyuna açık resmî açıklamalar, ulusal ve yerel basında yayımlanan haberler ile ilgili siyasi aktörlerin beyanları esas alınmıştır.
Dosyanın amacı herhangi bir siyasi görüşü, partiyi veya kişiyi desteklemek ya da hedef göstermek değildir. Amacımız, kamuoyunu ilgilendiren önemli bir siyasi süreci kronolojik, tarafsız ve çok yönlü biçimde okuyucularımıza aktarmaktır.
Yeniden İlk Haber, yazı dizisi boyunca iddialar ile kesinleşmiş bilgileri birbirinden ayırmaya, bütün tarafların görüşlerine eşit mesafede yaklaşmaya ve CHP tabanında yaşanan duygusal kırılmayı olduğu gibi yansıtmaya devam edecektir.
Etiketler
Bu haberi paylaş
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Yorum Yap
Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.
Yorumlar yükleniyor...






