
ÖZEL DOSYA | BÖLÜM 2 NEDEN YENİ PARTİ?
Özgür Özel ve 91 Milletvekili CHP’den Neden Ayrıldı?
Mutlak butlan kararının ardından CHP’de kalıp mücadele etmek yerine neden yeni bir siyasi parti kuruldu? Ayrılanlar neyi savunuyor, CHP’de kalanlar neden farklı düşünüyor? Yeniden İlk Haber’in özel araştırma dosyasının ikinci bölümünde, Türkiye siyasetindeki büyük ayrılığın gerekçelerini ve Balıkesir ile Bandırma’ya yansımalarını inceliyoruz.
Haber – Araştırma: Osman Kuruoğlu
CHP’de yaşanan ayrılık, bir gecede alınan ani bir karar değildi.
Kurultay davasının sürdüğü dönemde, mahkemeden mutlak butlan kararı çıkması ihtimali uzun süre siyaset ve hukuk çevrelerinde tartışıldı. Özgür Özel ve çalışma arkadaşları ise ilk aşamada parti içinde mücadele edeceklerini, CHP’nin kurultay iradesine sahip çıkacaklarını ve yeni bir siyasi yapının öncelikli seçenek olmadığını ifade etti.
Ancak mahkeme kararının ardından CHP yönetiminin değişmesi, Özgür Özel ve beraberindeki isimleri yeni bir karar vermek zorunda bıraktı.
Bu karar, 24 Temmuz 2026 tarihinde Yeni Parti’nin kurulmasıyla sonuçlandı.
“B PLANI” NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Yeni parti kurulacağı yönündeki iddialar, mutlak butlan kararından aylar önce kamuoyunda konuşulmaya başlanmıştı.
Özgür Özel, o dönemde yeni parti seçeneğinin CHP’den gönüllü bir kopuş anlamına gelmediğini savundu. Böyle bir hazırlığın yalnızca partide siyaset yapmanın hukuken veya fiilen mümkün olmaması ihtimaline karşı değerlendirildiğini söyledi.
Bu nedenle Yeni Parti fikri, Özel ve beraberindeki isimler tarafından başlangıçta bir tercih değil, siyasi mücadelenin kesintiye uğramaması için hazırlanan bir “B planı” olarak anlatıldı.
Ancak süreç ilerledikçe mahkeme kararıyla oluşan yönetimin tanınıp tanınmayacağı, yeni bir kurultayın hangi şartlarda yapılacağı ve Özgür Özel döneminde göreve gelen kadroların parti içerisinde siyaset üretip üretemeyeceği tartışmaları derinleşti.
Uzlaşma zemini oluşturulamayınca “B planı” ana siyasi yola dönüştü.
NEDEN CHP İÇİNDE MÜCADELE ETMEDİLER?
Yeni Parti’nin kurulmasının ardından kamuoyunda en fazla sorulan soru şuydu:
“CHP sizin partinizse neden ayrıldınız ve mücadelenizi içeride sürdürmediniz?”
Özgür Özel ve beraberindeki isimler, mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılan yönetimin 2023 kurultayında delegeler tarafından seçildiğini ve 2024 yerel seçimlerinde seçmenden destek aldığını savundu.
Onlara göre mutlak butlan kararı yalnızca bir yönetimi görevden almamış, kurultay delegelerinin siyasi tercihini de geçersiz hale getirmişti.
Özel cephesi, mahkeme kararıyla oluşan yönetim altında siyasi faaliyet yürütmenin, alınan kararı kabullenmek anlamına geleceğini düşündü. Bu nedenle mücadeleyi başka bir çatı altında sürdürmenin kaçınılmaz hale geldiğini açıkladı.
Ayrılan isimlerin ortak söyleminde şu görüş öne çıktı:
“CHP’nin tarihsel değerlerinden ayrılmıyoruz; kurultayda ortaya çıkan iradeyi ve değişim hareketini yeni bir siyasi çatı altında sürdürüyoruz.”
Bu yaklaşım, Yeni Parti’nin kendisini CHP’ye bütünüyle karşıt bir yapı olarak değil, aynı siyasi geleneğin devamı olarak konumlandırmaya çalıştığını gösteriyor.
91 MİLLETVEKİLİ NEDEN AYNI KARARI VERDİ?
Özgür Özel ve beraberindeki milletvekilleri, 24 Temmuz 2026 tarihinde CHP’den ayrılarak Yeni Parti’nin kuruluş evraklarını imzaladı.
Yeni Parti, 91 milletvekiliyle Meclis’in ikinci büyük partisi ve ana muhalefet grubu haline gelirken, CHP’nin milletvekili sayısı 44’e geriledi.
Bu tablo, yaşanan ayrılığın yalnızca birkaç ismin kişisel tercihi olmadığını gösterdi.
Yeni Parti’ye katılan milletvekilleri, 2023 kurultayında ortaya çıkan değişim iradesinin ve Özgür Özel liderliğinde yürütülen siyasi çizginin devam ettirilmesi gerektiğini savundu.
Ancak 91 milletvekilinin tamamının aynı kişisel veya siyasi gerekçeyle hareket ettiğini söylemek doğru olmaz.
Bazı isimler kurultay iradesine sahip çıkmayı, bazıları mahkeme kararına siyasi itirazı, bazıları ise yeni partinin iktidar alternatifi oluşturabileceği düşüncesini ön plana çıkardı.
Dolayısıyla toplu bir ayrılık yaşanmış olsa da bu kararın arkasında farklı siyasi değerlendirmeler bulunuyor.
CHP’DE KALANLAR NEYİ SAVUNUYOR?
CHP’de kalmayı tercih eden milletvekilleri, belediye başkanları ve parti üyeleri ise farklı bir düşünceden hareket etti.
Bu kesimin açıklamalarında üç temel görüş öne çıktı:
“Cumhuriyet Halk Partisi kişilerden büyüktür.”
“Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti terk edilmemelidir.”
“Partide sorunlar varsa mücadele ve değişim yine parti içerisinde gerçekleştirilmelidir.”
CHP’de kalanların tamamını Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin destekçisi olarak göstermek ise gerçeği tam olarak yansıtmıyor.
Partide kalan isimler arasında mutlak butlan kararını eleştiren, yeni bir demokratik kurultay yapılmasını isteyen ve mevcut yönetimle görüş ayrılığı yaşayan siyasetçiler de bulunuyor.
Bu isimlerin önemli bir bölümü, CHP’nin yüz yılı aşan tarihsel kimliğini ve örgüt yapısını terk etmek yerine, parti içinde mücadele etmeyi tercih etti.
PARTİDE KALMAK DA AYRILMAK DA BİR SİYASİ TERCİH
CHP’deki ayrılığın ardından tartışmalar kısa sürede sertleşti.
Yeni Parti’ye geçenler bazı çevreler tarafından “baba ocağını terk etmekle” suçlandı.
CHP’de kalanlar ise bazı Özgür Özel destekçileri tarafından “değişime karşı durmak”, “mahkeme kararıyla gelen yönetime teslim olmak” ve “kurultay iradesini savunmamakla” itham edildi.
Oysa siyasi tercihler bu kadar basit kalıplarla açıklanamaz.
CHP’de kalmak, mutlak butlan kararını veya yeni yönetimin bütün uygulamalarını desteklemek anlamına gelmiyor.
Yeni Parti’ye geçmek de CHP’nin tarihini, altı oku veya Cumhuriyet değerlerini reddetmek anlamına gelmiyor.
Her iki tarafta da kendisini sosyal demokrat, Cumhuriyetçi ve Atatürkçü siyasi geleneğin parçası olarak gören isimler bulunuyor.
Asıl ayrışma, bu mücadelenin hangi parti çatısı altında sürdürülmesi gerektiği konusunda yaşanıyor.
BALIKESİR’DE ÜÇ ÖNEMLİ İSİM, İKİ FARKLI YOL
CHP’deki ayrışmanın en açık şekilde hissedildiği kentlerden biri Balıkesir oldu.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve Milletvekili Serkan Sarı CHP’de kalmayı tercih ederken, Milletvekili Ensar Aytekin Yeni Parti’ye geçti.
Bu üç ismin tercihleri, Balıkesir siyasetindeki farklı yaklaşımları görünür hale getirdi.
AHMET AKIN CHP’DE KALDI
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Yeni Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaların ardından CHP’den ayrılmayacağını açıkladı.
Akın’ın kararı yalnızca kişisel bir parti tercihi olarak değerlendirilmedi.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Büyükşehir Belediye Meclisi ve CHP örgütü açısından Akın’ın duruşu büyük önem taşıyordu.
Ahmet Akın, ayrışmayı büyüten sert bir dil yerine, Balıkesir’in 20 ilçesine ayrım yapmadan hizmet etmeyi sürdüreceği mesajını verdi. Bu yaklaşım, bir kesim tarafından sorumlu ve birleştirici bulunurken, bazı Özgür Özel destekçileri tarafından daha net tavır almaması nedeniyle eleştirildi.
Ancak Akın’ın tercihi açıktı:
Siyasi mücadelesini CHP çatısı altında sürdürecekti.
SERKAN SARI PARTİ İÇİNDE MÜCADELEYİ SEÇTİ
Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı da Yeni Parti’ye katılmayarak CHP’de kaldı.
Sarı’nın kararı, yalnızca mevcut yönetimin yanında yer almak şeklinde yorumlanmamalıdır.
Sarı, CHP’nin kişilerden ve dönemsel yönetimlerden daha büyük olduğunu, Mustafa Kemal Atatürk’ün mirası olan partinin terk edilmemesi gerektiğini savunan isimler arasında yer aldı.
Bu duruş, parti içerisinde yaşanan sorunların yine demokratik bir kurultay ve örgüt iradesiyle çözülmesi gerektiği düşüncesine dayanıyor.
ENSAR AYTEKİN YENİ PARTİ’Yİ TERCİH ETTİ
Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin ise yaklaşık 25 yıllık CHP üyeliğinden istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye katıldı.
Aytekin, açıklamasında CHP’nin kendisi açısından yalnızca bir siyasi parti olmadığını, hayatı öğrendiği ve umudu örgütlediği bir okul olduğunu belirtti.
Yeni Parti tercihini ise Özgür Özel liderliğinde başlatılan siyasi mücadelenin devamı olarak sundu.
Özgür Özel döneminde CHP’nin örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevini yürüten Aytekin’in Yeni Parti’ye geçmesi beklenmeyen bir karar değildi.
Aytekin, Yeni Parti’nin ilk yönetiminde de genel başkan yardımcılığı görevini üstlendi.
BANDIRMA’DA DENGELER DEĞİŞTİ
CHP’deki ayrışmanın Balıkesir’de en belirgin sonuçlarından biri Bandırma’da yaşandı.
Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ile birlikte bir grup belediye meclis üyesi CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçti.
Geçiş yapan isimler arasında belediye yönetiminde ve meclis çalışmalarında görev alan çok sayıda siyasetçinin bulunması, Bandırma’daki ayrılığın bireysel değil, örgütlü bir siyasi hareket olduğunu ortaya koydu.
Bu gelişmeyle birlikte Bandırma Belediye Meclisindeki siyasi yapı yeniden şekillendi.
Ancak belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti değiştirmesi, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP adına oy veren seçmenler arasında farklı tepkilere neden oldu.
Bir kesim, Dursun Mirza ve beraberindeki isimlerin kurultay iradesini savunduğunu düşünüyor.
Diğer kesim ise seçmenin CHP listesine oy verdiğini, bu nedenle parti değişikliğinin seçmen iradesi açısından tartışılması gerektiğini savunuyor.
Bu tartışma, Bandırma dosyasının yalnızca parti yönetimleriyle değil, yerel demokrasi ve temsil sorumluluğuyla da ilgili olduğunu gösteriyor.
Bandırma’daki yeni meclis aritmetiğini, CHP’de kalan isimleri, Yeni Parti’ye geçen üyeleri ve seçmen tepkilerini yazı dizimizin Bandırma’ya ayrılan özel bölümünde ayrıntılı biçimde ele alacağız.
EN BÜYÜK KIRILMA TABANDA YAŞANDI
Yaşanan sürecin en ağır sonuçlarını milletvekillerinden veya genel merkez yöneticilerinden çok parti tabanı hissetti.
Yıllarca aynı seçim kampanyalarında çalışan, birlikte sandık bekleyen, mitinglerde aynı sloganları atan ve aynı siyasi iktidar hedefi için mücadele eden insanlar, kısa süre içerisinde karşıt gruplar gibi davranmaya başladı.
Sosyal medyada kullanılan sert ifadeler, parti üyeleri arasındaki kırgınlığı daha da büyüttü.
Partide kalanlar “hain”, “işbirlikçi” veya “koltukçu” ilan edildi.
Yeni Parti’ye geçenler ise “partiyi satanlar” ve “baba ocağını terk edenler” şeklinde hedef gösterildi.
Bu yargısız infazlar, insanların yıllarca verdikleri siyasi emeği tek bir kararla yok saydı.
Oysa bugün CHP’de kalanlar da Yeni Parti’ye geçenler de büyük ölçüde aynı değerlere ve aynı seçmen kitlesine sesleniyor.
Ayrıldıkları nokta, mücadelenin hangi çatı altında yürütülmesi gerektiğidir.
YENİ PARTİ İÇİN ASIL SINAV ŞİMDİ BAŞLIYOR
Yeni Parti, milletvekili sayısı ve kamuoyundaki görünürlüğü bakımından güçlü bir başlangıç yaptı.
Ancak Meclis’te grup kurmakla Türkiye genelinde kalıcı bir siyasi örgüt oluşturmak aynı şey değildir.
Yeni Parti’nin önünde önemli sorular bulunuyor:
CHP’den farklı olarak hangi siyasi programı savunacak?
Sadece CHP’den ayrılan isimlerin partisi mi olacak?
Yeni seçmen gruplarına ulaşabilecek mi?
Belediyelerdeki ve yerel örgütlerdeki gücünü kalıcı hale getirebilecek mi?
CHP ile gelecekte seçim iş birliği yapacak mı?
Yeni Parti’nin geleceği, yalnızca Özgür Özel’in liderliğiyle değil, bu sorulara vereceği yanıtlarla belirlenecek.
CHP’NİN SINAVI DA KOLAY DEĞİL
CHP ise yüz yılı aşan tarihi, altı ok simgesi, il ve ilçe örgütleri ile Türkiye’nin en köklü siyasi kurumsal yapılarından birine sahip.
Ancak yalnızca tarihsel mirasa dayanmak, kaybedilen güveni yeniden oluşturmak için yeterli olmayabilir.
CHP’nin önündeki en önemli sınav; tartışmasız, demokratik ve bütün tarafların katılabildiği bir kurultay süreci oluşturmak olacaktır.
Partide kalan isimlere yönelik “mahkeme yönetiminin destekçisi”, ayrılanlara yönelik “hain” dili devam ettiği sürece ortak siyasi zeminin yeniden kurulması zorlaşacaktır.
SONUÇ: AYRILDIKLARI NOKTA DEĞERLER DEĞİL, SİYASİ ÇATI
Yeni Parti’nin kuruluşu, yalnızca yeni bir partinin siyasi hayata katılması olarak değerlendirilemez.
Bu gelişme, CHP tarihinde yaşanan en büyük örgütsel ve duygusal kırılmalardan biridir.
CHP’de kalanlar da Yeni Parti’ye geçenler de büyük ölçüde Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, sosyal adalet ve Atatürk ilkeleri üzerinden siyaset yaptıklarını söylüyor.
Ayrıldıkları temel nokta ise bu mücadelenin hangi çatı altında sürdürüleceğidir.
Bugün yanıt bekleyen asıl sorular şunlardır:
Bu ayrılık kalıcı mı olacak?
CHP ve Yeni Parti gelecekte yeniden ortak bir siyasi zeminde buluşabilecek mi?
Yoksa yaşanan kırılma, muhalefetin yıllar boyunca birbirine rakip iki ayrı yapıyla yoluna devam etmesine mi neden olacak?
Bu soruların yanıtını yalnızca genel başkanların kararları değil, parti örgütlerinin ve seçmenin vereceği tepki belirleyecek.
SIRADAKİ BÖLÜM
ÖZEL DOSYA | BÖLÜM 3
BALIKESİR’DE AYRIŞMANIN ŞİFRELERİ
Ahmet Akın neden CHP’de kaldı?
Ensar Aytekin neden Yeni Parti’yi tercih etti?
Serkan Sarı’nın “parti içinde mücadele” kararı ne anlama geliyor?
Balıkesir’de il ve ilçe örgütleri ile belediyeler hangi yolu seçti?
Büyükşehir Belediye Meclisindeki dengeler nasıl değişti?
Tüm detaylarıyla Yeniden İlk Haber’de.
EDİTÖRÜN NOTU
Bu araştırma dosyası hazırlanırken kamuoyuna açık parti açıklamaları, siyasi aktörlerin beyanları, ulusal ve yerel basında yayımlanan haberler ile doğrulanabilen güncel bilgiler esas alınmıştır.
Dosyanın amacı herhangi bir siyasi partiyi veya kişiyi desteklemek, suçlamak ya da hedef göstermek değildir.
Yeniden İlk Haber, yazı dizisi boyunca ayrılanların ve partide kalanların görüşlerini eşit mesafede aktarmayı; siyasi yorumlarla doğrulanmış bilgileri birbirinden ayırmayı ve CHP tabanında yaşanan duygusal kırılmayı olduğu gibi yansıtmayı amaçlamaktadır.
Etiketler
Bu haberi paylaş
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Yorum Yap
Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.
Yorumlar yükleniyor...






