
Zona Artık Sadece Yaşlıların Hastalığı Değil: Gençlerde Artış Dikkat Çekiyor
Zona, suçiçeğine neden olan varisella zoster virüsünün yıllar sonra yeniden aktifleşmesiyle ortaya çıkan viral bir enfeksiyon olarak biliniyor. Uzun yıllar boyunca ileri yaş hastalığı olarak görülse de son dönemde gençlerde de daha sık ortaya çıkmaya başlaması uzmanları endişelendiriyor.
Dermatoloji uzmanları, bağışıklık sistemini zayıflatan stres, uykusuzluk ve ağır enfeksiyonların genç yaşta zonayı tetikleyebildiğine dikkat çekiyor.
Genç Hastaların Anlattıkları Çarpıcı
İstanbul’da yaşayan 29 yaşındaki K.T., zonayı ilk kez şiddetli ağrılarla fark ettiğini söyledi. Başta basit bir tahriş sandığını belirten genç kadın, birkaç gün içinde ağrıların dayanılmaz hale geldiğini anlattı:
“Sanki derime kaynar su dökülmüş gibiydi. Geceleri uyuyamıyordum, dokununca çok acıyor, dokunmadığımda yanıyordu.”
Doktor kontrolünde zona teşhisi konulan K.T., tedaviyle ağrıların azaldığını ancak izlerin tamamen geçmediğini belirtti.
Benzer bir deneyim yaşayan 30 yaşındaki P.A. ise zonayla ilk kez 17 yaşında, üniversite sınavına hazırlandığı yoğun stres döneminde tanıştığını söyledi. Yanağında başlayan döküntülerin kısa sürede yayıldığını ifade eden P.A., yıllar sonra yoğun stres döneminde hastalığın tekrar ettiğini belirtti.
Virüs Vücutta Yıllarca Uykuda Kalabiliyor
Varisella zoster virüsü ilk enfeksiyonda suçiçeğine yol açıyor. Ancak hastalık geçtikten sonra virüs tamamen yok olmuyor; omurilikteki sinir hücrelerinde yıllarca uykuda kalabiliyor. Bağışıklık sistemi zayıfladığında ise yeniden aktifleşerek zona olarak ortaya çıkıyor.
Her yıl şubat ayının son haftasında düzenlenen Zona Farkındalık Haftası da hastalığa dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Son 60 Yılda 4 Kat Arttı
Uzmanlara göre bilimsel veriler, son 60 yıl içinde zonanın tüm yaş gruplarında dört kattan fazla arttığını gösteriyor. Bu artışın; yaşlı nüfusun çoğalması, bağışıklık baskılayıcı tedavilerin yaygınlaşması ve değişen yaşam koşullarıyla ilişkili olabileceği değerlendiriliyor.
Ancak uzmanlar, gençlerdeki artışın en önemli tetikleyicileri arasında stres, uykusuzluk ve bağışıklık düşüşünü gösteriyor.
Belirtiler Nasıl Başlıyor?
Zona genellikle tek taraflı yanıcı ve batıcı ağrıyla başlıyor. Ardından aynı bölgede kızarıklık ve su dolu kabarcıklar oluşuyor. Hastalık; uçuk, egzama veya böcek ısırıklarıyla karıştırılabiliyor.
Vücudun birçok bölgesinde görülebilen zona, özellikle yüz bölgesinde ortaya çıktığında ciddi riskler barındırıyor. Göz tutulumu körlüğe, sinir tutulumu yüz felcine ve uzun süreli sinir ağrılarına yol açabiliyor.
Ağır Vakalar Ölümcül Olabiliyor
50 yaş üstü, kronik hastalığı olan veya bağışıklığı baskılanmış kişilerde zona daha ağır seyredebilir. Nadir durumlarda tüm vücuda yayılarak hayati risk oluşturabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, zonanın nadiren de olsa tekrar edebileceğini vurguluyor.
Bulaşıcı mı?
Zona, suçiçeği gibi solunum yoluyla bulaşmıyor. Ancak kabarcıklardaki sıvıya doğrudan temas yoluyla bulaş riski bulunuyor. Bu nedenle hastayla temas sonrası el hijyenine dikkat edilmesi gerekiyor.
Tedavi ve Aşı Uyarısı
Tedavide antiviral ilaçlar, ağrı kesiciler ve yara bakımı uygulanıyor. Uzmanlar özellikle 50 yaş üstü bireyler ve bağışıklık sorunu yaşayan kişiler için iki dozluk zona aşısını öneriyor.
Uzmanlardan Uyarı
Uzmanlar, zonanın artık sadece yaşlıların hastalığı olmadığını vurguluyor. Özellikle yoğun stres, uykusuzluk ve bağışıklık düşüşü yaşayan gençlerin belirtileri ciddiye alması gerektiği belirtiliyor. Erken teşhisin, hem komplikasyonları hem de kalıcı ağrıları önlemede kritik rol oynadığı ifade ediliyor.
Etiketler
Bu haberi paylaş
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Yorum Yap
Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.
Yorumlar yükleniyor...








