SON DAKİKA
Son dakika haberi bulunmamaktadır
Okan Bent Önok
Köşe Yazısı

Okan Bent Önok

1970 yılında doğan Okan Bent Önok, çok yönlü yaşamı ve özgün düşünce yapısıyla dikkat çeken bir isimdir. Türkiye’de aldığı eğitimle birlikte hem kültürel hem de entelektüel açıdan zengin birikim kazanan Önok, farklı meslek dallarında edindiği deneyimlerle yaşamın her alanına dokunmuştur. Gençlik yıllarında futbolculuk, devlet memurluğu ve sivil havacılık gibi farklı sektörlerde yer alan Önok, bugün bu tecrübelerini toplumsal gözlem ve eleştiri gücüyle harmanlayarak kaleme almaktadır. Statükoya muhalif duruşu ve asi kişiliğiyle tanınan yazar, düşüncelerini cesurca dile getirmesiyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Köşe yazarlığını, toplumsal olaylara ışık tutmak ve insanlara farklı bakış açıları kazandırmak için bir platform olarak kullanmaktadır. Atatürkçü bir bakış açısına sahip olan Önok, insan hakları, özgürlük ve laiklik ilkelerini savunmaktadır. Marjinal kişiliği, mizahi üslubu ve alışılmışın dışında düşünme biçimiyle okurlarını hem düşündüren hem gülümseten bir kalemdir. Okan Bent Önok, “Yeniden İlk Haber” ailesinde köşe yazılarıyla sadece olayları değil, olayların ardındaki insanı da anlatmaya devam ediyor. 📚 Eserleri: Gölgedekiler, Rüzgar, Tuval

Türkiye’de Sporda Bahis ve Ahlak

Yayın Tarihi
11 Kasım 2025, 09:35
Okuma Süresi
3 dakika

Türkiye’de spor, özellikle futbol, sadece bir oyun olmaktan çoktan çıktı. Tribünlerin coşkusundan televizyon ekranlarına, taraftar kültüründen milyon dolarlık sponsorluk anlaşmalarına kadar uzanan geniş bir dünyadan bahsediyoruz.

Ancak bu dünyanın içinde bir başka karanlık alan var: bahis skandalları. Son dönemde özellikle alt liglerde yaşanan şike, manipülasyon ve bahis bağlantılı olaylar, sporda ahlak kavramının ciddi şekilde sorgulanmasına neden oldu. Bu tartışmaların merkezine bir süredir Bandırmaspor da girdi. Takımın bir oyuncusunun adının yasa dışı bahis iddialarıyla anılması, hem kulüp içinde hem de Türk futbol kamuoyunda sarsıcı bir yankı uyandırdı.

Bahis: Sporun Ahlakını Kemiren Sessiz Tehlike

Bahis sistemi, özellikle dijital platformlarla birlikte kontrolsüz bir hale geldi. Avrupa’da lisanslı şirketler belirli kurallarla faaliyet gösterirken Türkiye’de bu durum tam anlamıyla bir kara para döngüsüne dönüşmüş durumda. Binlerce gencin cep telefonunda “iddaa” ya da “casino” uygulamaları var. Sadece taraftarlar değil, kimi futbolcular da bu döngünün içine çekiliyor. Küçük liglerdeki futbolcuların maaşları düşük olunca, yasa dışı bahis çeteleri onlara “küçük teklifler” götürüyor. Bir maçta kart görmesi, topu taca atması ya da penaltı yaptırması bile bahis piyasasında milyonlarca lira anlamına geliyor.

İşte tam bu noktada ahlak kavramı devreye girmeli. Çünkü sporun özü rekabet değil, erdemdir. Fair-play (dürüst oyun) dediğimiz kavram, sadece saha içinde değil, saha dışında da geçerli olmalı. Ne yazık ki Türkiye’de bu sınır giderek bulanıklaşıyor.

Bandırmaspor Örneği: Küçük Bir Kıvılcım, Büyük Bir Yangın

Bandırmaspor’un adının geçtiği son bahis iddiası, belki de Türkiye’de “küçük” görülen bir olay gibi başladı. Takımın bir oyuncusunun performansındaki tutarsızlıklar, bahis oranlarındaki olağandışı hareketlerle birleşince dikkat çekti. Henüz hukuki bir sonuç ortada olmasa da, bu tarz iddiaların bile ortaya çıkması, bir kulübün on yıllık emeğini zedelemeye yetiyor.

Bandırmaspor, köklü tarihi, mütevazı yapısı ve yerel taraftar desteğiyle aslında Anadolu futbolunun yüz akı sayılabilecek bir kulüp. Ancak bir oyuncunun bile adının bahisle anılması, hem camiayı hem de genç futbolcuları derinden sarsıyor. Kulüp yönetiminin olayı titizlikle incelemesi, iç soruşturma başlatması, Türk futbolu adına önemli bir adım olarak görülmeli. Çünkü bu olay, sadece bir kulübün değil, Türk futbolunun ahlak sınavıdır.

Sporda Ahlak: Kayıp mı Ettik?

Bugün Türkiye’de sporun birçok alanında ahlaki erozyon yaşanıyor. Hakem kararları üzerindeki baskılar, yönetimlerin çıkar ilişkileri, futbolcuların menajer oyunlarına teslim oluşu ve medya üzerinden yapılan manipülasyonlar… Hepsi bir zincirin halkaları. Bu zincir kırılmadıkça, Bandırmaspor’daki olay gibi vakalar artarak devam eder.

Ahlak, eğitimle ve kültürle gelişir. Sporcu, sadece antrenmanda değil, hayatın her alanında örnek olmalıdır. Fakat Türkiye’de birçok genç futbolcu, spor akademilerinde taktik öğreniyor ama etik eğitimi almıyor. Ne profesyonellik, ne dürüstlük, ne de toplumsal sorumluluk bilinci veriliyor. Futbolcu, sadece “parlayıp transfer olma” hedefiyle yetişiyor. Bu da kısa vadeli çıkarların uzun vadeli değerlerin önüne geçmesine neden oluyor.

Taraftarın ve Medyanın Rolü

Taraftar da bu düzenin bir parçası. Sosyal medyada maç öncesi “bu maça oynamayın” ya da “oran düştü, kesin sonuç belli” gibi mesajlar dolaşıyor. Bu söylentiler hem futbolcular üzerinde baskı yaratıyor hem de sporun doğallığını yok ediyor. Medya da bu konularda çoğu zaman sorumsuz davranıyor. Rating uğruna yapılan spekülatif haberler, kulüpleri ve sporcuları linç kültürüne teslim ediyor.

Oysa medya, ahlaki çürümenin değil, temiz sporun savunucusu olmalı. Bandırmaspor örneğinde olduğu gibi, haberler yapılırken kesinleşmemiş iddiaların değil, etik değerlerin ön plana çıkarılması gerekiyor.

Devletin ve Federasyonun Sorumluluğu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yıllardır bahis ve şike konusunda çeşitli kurullar kurdu. Ancak bu kurullar genellikle olay ortaya çıktıktan sonra devreye giriyor. Önleyici bir sistem yok. Oyuncuların finansal geçmişi, bahis şirketleriyle olası temasları düzenli olarak incelenmiyor. Avrupa’da her oyuncu, her hakem, her kulüp bu konuda sürekli gözetim altındayken Türkiye’de işler hâlâ “duyuma” göre yürüyor.

Devletin ve federasyonun burada yapması gereken şey sadece ceza vermek değil; eğitim, denetim ve farkındalık sistemini kurmaktır. Bandırmaspor olayı, bu sistemin ne kadar eksik olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Çözüm: Yeniden Ahlaklı Bir Spor Kültürü

Eğer Türkiye sporda gerçekten temiz bir gelecek istiyorsa, öncelikle “başarı” kavramını yeniden tanımlamalı. Başarı, sadece kupa kaldırmak değil; dürüst kalabilmektir. Bandırmaspor’un bu süreçte sergilediği şeffaf tutum, diğer kulüplere örnek olmalı. Çünkü mesele sadece bir oyuncunun hatası değil, bütün bir sistemin kendini sorgulamasıdır.

Sporda ahlakı yeniden inşa etmek, futbolcudan hakeme, yöneticiden taraftara kadar herkesin ortak görevi. Bu ülkede fair-play’in sadece bir tabela değil, bir yaşam biçimi haline gelmesi gerekiyor.

Bandırmaspor’un adının geçtiği bu olay, umarız bir utanç değil, bir uyanış vesilesi olur. Çünkü sporun gerçek zaferi, skor tabelasında değil; insanın vicdanında kazanılır.

Yasal Uyarı: Bu köşe yazısında yer alan görüş ve değerlendirmeler yazarına aittir ve yazarın sorumluluğundadır. Yayımlanan içerik, yazarın kişisel görüşünü yansıtmakta olup, sitemizin resmi görüşünü temsil etmemektedir.

Okan Bent Önok

Okan Bent Önok

1970 yılında doğan Okan Bent Önok, çok yönlü yaşamı ve özgün düşünce yapısıyla dikkat çeken bir isimdir. Türkiye’de aldığı eğitimle birlikte hem kültürel hem de entelektüel açıdan zengin birikim kazanan Önok, farklı meslek dallarında edindiği deneyimlerle yaşamın her alanına dokunmuştur. Gençlik yıllarında futbolculuk, devlet memurluğu ve sivil havacılık gibi farklı sektörlerde yer alan Önok, bugün bu tecrübelerini toplumsal gözlem ve eleştiri gücüyle harmanlayarak kaleme almaktadır. Statükoya muhalif duruşu ve asi kişiliğiyle tanınan yazar, düşüncelerini cesurca dile getirmesiyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Köşe yazarlığını, toplumsal olaylara ışık tutmak ve insanlara farklı bakış açıları kazandırmak için bir platform olarak kullanmaktadır. Atatürkçü bir bakış açısına sahip olan Önok, insan hakları, özgürlük ve laiklik ilkelerini savunmaktadır. Marjinal kişiliği, mizahi üslubu ve alışılmışın dışında düşünme biçimiyle okurlarını hem düşündüren hem gülümseten bir kalemdir. Okan Bent Önok, “Yeniden İlk Haber” ailesinde köşe yazılarıyla sadece olayları değil, olayların ardındaki insanı da anlatmaya devam ediyor. 📚 Eserleri: Gölgedekiler, Rüzgar, Tuval

Uzun yıllar gazetecilik yapan Okan Bent Önok, özellikle yerel gündem ve toplumsal konularda uzman görüşleriyle tanınmaktadır. Yazılarında objektif yaklaşımı ve analitik bakış açısıyla okuyucularına farklı perspektifler sunmaktadır.

Bu haberi paylaş

Yorumlar (0)

Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Yorum Yap

0/1000 karakter

Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.

Yorumlar yükleniyor...

YAZARLARIMIZ

Esma Özen

Esma Özen

Esma Özen, yerel gazeteciliği yalnızca haber aktarmak olarak görmeyen; kentin hafızasını tutan, soruyu doğru yere yönelten bir basın emekçisidir. Balıkesir ve çevresinde siyaset, yerel yönetimler, çevre mücadelesi ve toplumsal adalet başlıklarında yaptığı haberlerle öne çıkar. Özellikle kadın cinayetleri, cezasızlık politikaları ve kamu yararını ilgilendiren konularda net, cesur ve tavizsiz bir dil kullanır. Haberlerinde “gelmiştir–yapılmıştır” klişelerinden uzak durur; okuru bilgilendirirken aynı zamanda düşündürmeyi hedefler. Basın açıklamalarını süzgeçten geçiren, perde arkasını merak eden ve “neden?” sorusunu ısrarla soran bir habercilik anlayışına sahiptir. Sosyal medya ve dijital mecralarda etkili başlıklar, güçlü kapak görselleri ve gündem yaratan içerikler üretir. Yerel demokrasinin, şeffaflığın ve kamusal sorumluluğun takipçisi olan Esma Özen, gazeteciliği bir meslekten çok topluma karşı bir görev olarak görür.

Esma Sarıbaş

Esma Sarıbaş

Teknolojinin teknik derinliğini ve altyapısal katmanlarını merkeze alan yazarımız, dijital dünyanın gelişim süreçlerini analiz ediyor. Sadece değişimi takip etmekle kalmayıp, sistemlerin işleyiş mantığını ve dijital stratejilerin geleceğini çözümleyen bir bakış açısıyla, teknoloji odaklı bir yol haritası sunuyor.

MERHABA

MERHABA

Yeniden İlk Haber Gazetesi imtiyaz sahibi.

Okan Bent Önok

Okan Bent Önok

1970 yılında doğan Okan Bent Önok, çok yönlü yaşamı ve özgün düşünce yapısıyla dikkat çeken bir isimdir. Türkiye’de aldığı eğitimle birlikte hem kültürel hem de entelektüel açıdan zengin birikim kazanan Önok, farklı meslek dallarında edindiği deneyimlerle yaşamın her alanına dokunmuştur. Gençlik yıllarında futbolculuk, devlet memurluğu ve sivil havacılık gibi farklı sektörlerde yer alan Önok, bugün bu tecrübelerini toplumsal gözlem ve eleştiri gücüyle harmanlayarak kaleme almaktadır. Statükoya muhalif duruşu ve asi kişiliğiyle tanınan yazar, düşüncelerini cesurca dile getirmesiyle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Köşe yazarlığını, toplumsal olaylara ışık tutmak ve insanlara farklı bakış açıları kazandırmak için bir platform olarak kullanmaktadır. Atatürkçü bir bakış açısına sahip olan Önok, insan hakları, özgürlük ve laiklik ilkelerini savunmaktadır. Marjinal kişiliği, mizahi üslubu ve alışılmışın dışında düşünme biçimiyle okurlarını hem düşündüren hem gülümseten bir kalemdir. Okan Bent Önok, “Yeniden İlk Haber” ailesinde köşe yazılarıyla sadece olayları değil, olayların ardındaki insanı da anlatmaya devam ediyor. 📚 Eserleri: Gölgedekiler, Rüzgar, Tuval

Simge Ham

Simge Ham

Köşe yazarımız, toplumun görmezden gelinen yaralarını ve kadınların gündelik hayatta karşı karşıya kaldığı eşitsizlikleri cesur bir dille kaleme almaktadır. Yazılarında adalet, hak ve vicdan kavramlarını merkeze alır.

Ters Köşe

Ters Köşe

Ümit Atılganer

Ümit Atılganer

Spor Yazarı

Yeniden İlk Haber

Yeniden İlk Haber