Esma Sarıbaş
Teknolojinin teknik derinliğini ve altyapısal katmanlarını merkeze alan yazarımız, dijital dünyanın gelişim süreçlerini analiz ediyor. Sadece değişimi takip etmekle kalmayıp, sistemlerin işleyiş mantığını ve dijital stratejilerin geleceğini çözümleyen bir bakış açısıyla, teknoloji odaklı bir yol haritası sunuyor.
Evin Kapısı Kilitli, Peki Ya "Dijital" Kapınız?
Sabah evden çıkarken ritüeliniz nedir? Kapıyı çekersiniz, belki içiniz rahat etmez bir de kilitlersiniz. Arabanızı park ettiğinizde dönüp camlara bakarsınız. Markette cüzdanınızı hiç tanımadığınız birine emanet edip reyonların arasına dalar mısınız? Elbette hayır.
Fiziksel dünyada güvenliğimiz için refleks haline gelen bu davranışları, artık hayatımızın neredeyse tamamını geçirdiğimiz dijital dünyada ne kadar uyguluyoruz?
Değerli İlk Haber okurları, bugün size karmaşık yazılımlardan, filmlerdeki o yeşil ekranlı siber savaşlardan bahsetmeyeceğim. Konumuz, tıpkı sabah yüzünüzü yıkamak veya diş fırçalamak gibi günlük bir alışkanlık olması gereken bir kavram: "Siber Hijyen."
Yani dijital sağlığımızı korumak için almamız gereken basit ama hayati önlemler. Gelin, dijital evimizin kapısını nasıl açık bıraktığımıza ve bunu nasıl engelleyeceğimize birlikte bakalım.
En Yaygın Tuzak: Oltalama (Phishing)
Önce bir şehir efsanesini yıkalım. Siber saldırganlar genellikle filmlerdeki gibi siyah kapüşonlu, karanlık odalarda hızlıca klavye tuşlarına basan dâhiler değildir. Çoğu zaman sistemin en zayıf halkasının, yani "insan hatasının" peşindedirler.
Bunun en yaygın yöntemi "Oltalama" saldırılarıdır. Mantığı balık tutmakla birebir aynıdır: Suçlu bir yem atar ve birinin bu yemi yutmasını bekler.
Telefonunuza gelen "Faturanız ödenmedi, elektriğiniz kesilecek", "Tebrikler, son model telefon kazandınız" veya "Hesabınızda şüpheli işlem var, hemen tıklayın" mesajları işte bu yemdir.
Amaç sizi korkutmak, heyecanlandırmak veya acele ettirmektir. Çünkü insan panik halindeyken mantıklı düşünemez. Bir anlık dalgınlıkla o linke tıkladığınızda, kişisel bilgilerinizi veya şifrelerinizi kendi ellerinizle teslim etmiş olursunuz.
Peki ne yapmalı? Bankalar veya resmi kurumlar sizden asla e-posta veya SMS yoluyla şifrenizi istemez. Gelen mesajdaki linke tıklamadan önce gönderen adresi mutlaka kontrol edin. Şüpheye düştüyseniz, linke tıklamak yerine kurumun kendi uygulamasından veya resmi web sitesinden giriş yapın.
Şifreniz Sizin Anahtarınızdır
Gelelim en hassas noktaya: Şifreler. Eğer hala "123456", "istanbul34" veya doğum tarihinizi şifre olarak kullanıyorsanız, üzülerek söylüyorum ki; dijital evinizin kapısını ardına kadar açık bırakmışsınız demektir.
Daha da kötüsü, aynı şifreyi hem e-postanızda, hem bankanızda hem de alışveriş sitelerinde kullanmaktır. Bu, evinizin, arabanızın ve ofisinizin anahtarının aynı olması gibidir. Biri çalınırsa, her şeyinizi kaybedersiniz.
Güçlü bir şifre; büyük-küçük harf, rakam ve özel karakterler içeren, tahmin edilmesi zor bir kombinasyon olmalıdır. "Bunu nasıl aklımda tutacağım?" diyorsanız, güvenilir şifre yöneticisi uygulamaları kullanmak hayat kurtarır.
Son Savunma Hattı: İki Aşamalı Doğrulama
Şifreniz çalınsa bile sizi kurtaracak bir kahraman var: İki Aşamalı Doğrulama (2FA). Bu özelliği mutlaka duymuşsunuzdur; giriş yaparken telefonunuza gelen SMS kodu veya onay bildirimi. Bu özellik açık olduğunda, saldırgan şifrenizi bilse bile telefonunuz elinde olmadığı için hesabınıza giremez. Sosyal medya hesaplarınızdan e-postanıza kadar, bu seçeneği sunan her platformda 2FA özelliğini mutlaka aktif edin. Bu, kapınızdaki ikinci ve en sağlam kilittir.
Son Söz
Teknoloji korkulacak bir canavar değil, hayatımızı kolaylaştıran bir araçtır. Ancak direksiyonun başında biz varız. Nasıl ki trafikte emniyet kemerimizi takıyorsak, dijital otoyolda da siber hijyen kurallarına uymalıyız.
Unutmayın, siber güvenlik sadece "bilişimcilerin" işi değil, modern çağda yaşayan herkesin sorumluluğudur. Bugün kendiniz için bir iyilik yapın; şifrelerinizi güçlendirin ve o şüpheli linke tıklamadan önce bir kez daha düşünün.
Güvende ve sağlıcakla kalın.
Yasal Uyarı: Bu köşe yazısında yer alan görüş ve değerlendirmeler yazarına aittir ve yazarın sorumluluğundadır. Yayımlanan içerik, yazarın kişisel görüşünü yansıtmakta olup, sitemizin resmi görüşünü temsil etmemektedir.

Esma Sarıbaş
Teknolojinin teknik derinliğini ve altyapısal katmanlarını merkeze alan yazarımız, dijital dünyanın gelişim süreçlerini analiz ediyor. Sadece değişimi takip etmekle kalmayıp, sistemlerin işleyiş mantığını ve dijital stratejilerin geleceğini çözümleyen bir bakış açısıyla, teknoloji odaklı bir yol haritası sunuyor.
Uzun yıllar gazetecilik yapan Esma Sarıbaş, özellikle yerel gündem ve toplumsal konularda uzman görüşleriyle tanınmaktadır. Yazılarında objektif yaklaşımı ve analitik bakış açısıyla okuyucularına farklı perspektifler sunmaktadır.
Bu haberi paylaş
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Yorum Yap
Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.
Yorumlar yükleniyor...





