
Uzm. Dyt. Fatih Erkan
Fatih Erkan, beslenme alışkanlıklarını sürdürülebilir yaşam tarzına dönüştürmeyi savunan bir uzman diyetisyendir. “Diyet bozulan bir şey değildir” yaklaşımıyla katı listeler yerine bireye özel, kalıcı ve dengeli beslenme modelleri üzerine çalışmalar yürütmektedir.
Acele Etmeyin, Midenize Şans Verin
Merhaba değerli okurlar,
Ramazan ayı geldi çattı. Manevi huzurun dorukta olduğu bu ayda, sofralarımızın bereketi artsın istiyoruz ama bazen o iştah kabartan sofralar, bayram sabahına "halsiz ve birkaç kilo fazlayla" uyanmamıza sebep olabiliyor. 15-16 saatlik bir açlıktan sonra vücudumuzun dengesini bozmadan, metabolizma hızımızı koruyarak bu süreci nasıl yönetiriz?
Sahur: Günün "Yakıt İkmali"
Pek çok kişi "Uykum bölünmesin" diyerek sahuru pas geçiyor. Ancak sahur yapmamak, vücudunuzu gün boyu katabolik sürece (yani kas yıkımına) itebilir ve kan şekerinizin çok erken saatlerde düşmesine neden olur.
Protein Şart: Yumurta, sahurun altın bileşenidir. Anne sütünden sonraki en kaliteli protein kaynağıdır ve mide boşalma süresini uzatarak daha geç acıkmanızı sağlar.
Karmaşık Karbonhidratlar: Beyaz ekmek yerine tam buğday veya çavdar ekmeği tercih edin. Bu sayede glisemik indeksi düşük tutarak, gün boyu daha dengeli bir enerji seviyesine sahip olursunuz.
Tuzdan Kaçın: Zeytin, salamura peynir veya turşu gibi yüksek sodyumlu gıdalar, gün içinde elektrolit dengenizi bozup susuzluk hissini tetikler.
İftar: Acele Etmeyin, Midenize Şans Verin
Uzun süreli açlıktan sonra gelen o ilk lokma anı muazzamdır, biliyorum. Ancak aniden yüklenmek, insülin seviyenizin hızla fırlamasına ve yemek sonrası o meşhur "ağırlık çökmesi “ne neden olur.
Girişi Hafif Yapın: Orucunuzu bir iki adet hurma ve suyla açın. Hurma, içeriğindeki lif ve doğal şekerle beyninize "yemek geliyor" sinyalini en nazik şekilde iletir.
Mola Verin: Çorbanızı içtikten sonra mümkünse 10-15 dakika yemeğe ara verin. Bu süre, midenizin tokluk sinyallerini beyne ulaştırması için kritik bir süredir.
Ana Yemekte Denge: Ağır, yağlı kızartmalar yerine ızgara, haşlama veya fırın yemeklerine yönelin. Sebze yemeklerini soframızın baş tacı yapalım.
Sıvı Tüketimi ve Tatlı Meselesi
Ramazan’ın en büyük tuzağı "susuzluğu şekerli içeceklerle bastırmak “tır. İftar ve sahur arasında en az 2-2,5 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Çay ve kahve, vücuttan su atılımını (diüretik etki) artırdığı için suyun yerini asla tutmaz.
Tatlıya gelirsek... Her akşam şerbetli tatlı yemek hem karaciğerinizi yorar hem de bel çevresindeki yağlanmayı artırır. Haftada 1-2 gün, sütlü tatlılar veya meyve tabakları ile küçük kaçamaklar.
Küçük bir tavsiye: İftardan 1 saat sonra yapacağınız 20 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş, sindirim sisteminizi (gastrit ve şişkinlik şikayetlerini önleyerek) daha düzene sokacaktır.
Sağlıklı, huzurlu ve sofralarınızın tadının yerinde olduğu bir Ramazan dilerim!
Uzman Diyetisyen Fatih ERKAN
Yasal Uyarı: Bu köşe yazısında yer alan görüş ve değerlendirmeler yazarına aittir ve yazarın sorumluluğundadır. Yayımlanan içerik, yazarın kişisel görüşünü yansıtmakta olup, sitemizin resmi görüşünü temsil etmemektedir.

Uzm. Dyt. Fatih Erkan
Fatih Erkan, beslenme alışkanlıklarını sürdürülebilir yaşam tarzına dönüştürmeyi savunan bir uzman diyetisyendir. “Diyet bozulan bir şey değildir” yaklaşımıyla katı listeler yerine bireye özel, kalıcı ve dengeli beslenme modelleri üzerine çalışmalar yürütmektedir.
Uzun yıllar gazetecilik yapan Uzm. Dyt. Fatih Erkan, özellikle yerel gündem ve toplumsal konularda uzman görüşleriyle tanınmaktadır. Yazılarında objektif yaklaşımı ve analitik bakış açısıyla okuyucularına farklı perspektifler sunmaktadır.
Bu haberi paylaş
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi bizimle paylaşın. Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.
Yorum Yap
Not: Yorumlarınız editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Lütfen saygılı ve yapıcı yorumlar yazınız.
Yorumlar yükleniyor...








